| Koruma
Kurulu'nun Tarihi Yarımada'yla ilgili kararlarının
‘‘Uygulamaya Yönelik Öneriler’’ başlıklı bölümünde,
bölgenin kurtarılması için radikal kararlara imza atıldı.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu'nun Tarihi Yarımada'yla ilgili kararlarının
‘‘Uygulamaya Yönelik Öneriler’’ başlıklı bölümünde,
bölgenin kurtarılması için radikal kararlara da imza atılarak,
4. maddede şu görüşlere yer verildi:‘‘Tarihi kentin
genel görünümünü olumsuz yönde etkileyen yapıların
ayıklanması için öneriler getirilmesine...’’
Karar metninin altında, 1.
numaralı Koruma Kurulu üyelerinin imzaları yer alıyor.
Turgut Övünç, Semavi Eyice, Taner Tarhan, Zeynep Ahunbay,
Yalçın Ünal ve Nihat Macit'ten oluşan Kurul'un kararlarına
bir tek muhalefet şerhi konulmuş. İstanbul Büyükşehir
Belediyesi temsilcisi olarak Kurul'da bulunan Nihat Macit,
muhalefet şerhinin gerekçesini şöyle açıklamış:
‘‘Tarihi Yarımada'nın
tamamının SİT alanı ilan edilmesine karşı olduğum
gerekçelerle ve bu geçici yapılanma şartlarının
vatandaş ve belediyeler açısından uygulanması zor ve
uzun bir süreç gerektirdiğinden katılmıyorum.’’
Danışma kurulu oluşturuldu
Bu arada, İstanbul'un kültür
projeleri masaya yatırılıyor. Büyükşehir Belediyesi
Projeler Daire Başkanı Lütfü Altun, ‘‘Süleymaniye
Projesi’’ gibi 25 yıldır gerçekleştirilemeyen
projeler bulunduğunu belirterek, ‘‘Mart ayına kadar bu
projelerin listeleri çıkarılacak, öncelikler saptanacak
ve uygulamaya yönelik bir eylem planı hazırlanacak’’
dedi.
Sonuçlandırılamamış,
krize dönüşmüş pek çok proje bulunduğunu belirten
Altun, ‘‘Kentte, tarihi yarımada, Galata ve surlar bölgesi
gibi pek çok alanda çöküntüye uğramış tarihi, kültür
miras bölgeleri var. Bunların önündeki tıkanıklığı
aşmak için yoğun çalışmalar yapıyoruz’’ diye konuştu.
Altun, tarihi ve kültürel
varlıkların korunmasına ilişkin projelerin hayata geçirilmesini
sağlamak için Kültür Bakanlığı koordinasyonunda,
Bakanlık Müsteşarı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Genel Müdürü, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürü,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, tarihi yarımadadaki
Eminönü ve Fatih ilçe belediye başkanları, UNESCO Türkiye
Milli Komisyonu Temsilcisi, çeşitli üniversitelerden öğretim
üyeleri ve ilgili diğer kurum temsilcilerinin yeraldığı
bir ‘‘Danışma Kurulu’’ oluşturulduğunu belirtti.
Tarihe dökülen asfalt: İçişleri
Bakanı Sadettin Tantan'ın Fatih Belediye Başkanlığı döneminde,
Fener, Balat, Ayvansaray, Edirnekapı ve Zeyrek gibi tarihi
dokunun yoğun olduğu alanlarda asfaltlar sökülerek
yerine granit parkeler döşendi. Yıllar içinde kat kat
asfalt atılmasından dolayı, tarihi yapıların kapıları
yol kodunun altında kalmıştı. Yer yer 75 santime kadar
ulaşan bu asfaltlar sökülerek yollar geleneksel kaplama
taşlarıyla süslendi. Fakat 18 Nisan 1999 seçimlerinden
sonra değişen belediye yönetimi, aynı bölgelerde eksik
bırakılan yolları asfaltla kaplamakla kalmadı, granit
parke yolların üstünü bile asfaltladı.
MHP'den kanun teklifi
Suriçi'nde bulunan tarihi
yapıların büyük bir bölümü bakımsızlıktan çökmek
üzere. Türkiye'de tarihi eser restorasyonunun devlet desteği
almamasından ve pahalı bir iş olmasından dolayı kimse
evini onarmaya yanaşmıyor. Onarmaya başlasa altından
kalkamayacağına inanıyor. Geçtiğimiz günlerde, MHP
Milletvekilleri İsmail Köse, Oktay Vural ve Mehmet Şandır,
MHP İstanbul Milletvekili Nazif Okumuş'un önderliğinde
bir kanun teklifi hazırladı. TBMM Başkanlığı'na
sunulan kanun teklifinde, Hazine arazilerinin eski eser
sahiplerine satılması öneriliyor. Kanun teklifi şöyle:
‘‘Mülkiyeti kendisine
ait olmak üzere; taşinmaz kültür varlığında veya
korunma veya SİT alanında ikamet edenlere, malikinin başvurusu
üzerine, sözkonusu parselin eşdeğeri hazine arazisi satılabilir.
Bu satışa öncelikle yakın Hazine arazileri, bunun mümkün
olmaması durumunda veya talep halinde diğer Hazine
arazileri konu edilir. Satış on yılı geçmemek üzere
aylık ve eşit taksitler halinde faizsiz olarak yapılır.’’
MHP Milletveki Nazif Okumuş,
sözkonusu kanun teklifinin gerekçesini şöyle açıkladı:
‘‘Kanun ile korunması
gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen taşınmazlar
ile kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu korunma
alanlarında bulunan taşınmazların maliklerinin mülkiyet
haklarına doğal olarak bazı kısıtlamalar getirmiştir.
Bunlar üzerinde inşaat, onarım, tesisat, sondaj, kısmen
veya tamamen yıkma, kazı ve benzeri işler kısmen veya
tamamen yasaklanmıştır. Mağdur olan vatandaşlarımızın
sorunlarını gidermek ve kanundaki hususları yeniden düzenlemek
için 1987'de 3386 sayılı kanunla bazı değişiklikler
yapılmıştı. Bunlardan birisi da 15. maddede olmuştu.
Buna göre SİT alanı olması nedeniyle kesin inşaat yasağı
getirilmiş parsellerin bir başka arazi ile değiştirilebileceği
ve üzerindeki yapıların bedelinin de ödeneceğinin hükme
bağlanarak takas yönteminin getirilmesidir. Ancak ikamet
ettiği taşınmazı elinden çıkarmayıp burada oturmaya
devam etmek isteyen vatandaşlarımız için bir yol
bulunmamaktadır. Teklif ile, genişleyen ailesi için yerleşim
sorununu çözmek isteyen vatandaşlarımız açısından da
düzenleme yapılmak istenmiştir.
Ersin Kalkan
Ersin Kalkan'in
diger
yazilarina ulasmak icin lutfen tiklayin..
|