| Birleşme
yetmez
TARİHİ YARIMADA’YA ÖZEL
YÖNETİM
Milletvekili, belediye başkanı,
arkeologlar, oda başkanları, tarihçiler ve kent plancıları
iki ilçeye bölünmüş olan Tarihi Yarımada'nın tek bir
idari şemsiye altında toplanmasının doğru olduğunu söylüyorlar.
Uzmanlar, Anıtlar
Kurulu'nun 1995'te aldığı fakat bugüne kadar
uygulanmayan kararlar doğrultusunda tüm Tarihi Yarımada için
ortak bir ‘‘Koruma İmar Planı’’nın derhal yapılmasını
istiyor. Tarihi Yarımada'nın Fatih ve Eminönü diye iki
ayrı ilçeye ayrılmasının yapay bir bölünme olduğunu
öne süren uzmanlar, yeni koruma projelerine geçilebilmesi
için bu yapay bölünmeye son verilmesini istediler.
Bu iki ilçenin birleştirilmesinin
yasal zemini bundan beş yıl önce oluştu: Anıtlar
Kurulu, 1995'te Tarihi Yarımada'yı SİT alanı ilan
ederek, Fatih ve Eminönü ilçelerinin ortak bir
‘‘Koruma İmar Planı’’ oluşturmasına karar verdi.
Ama bugüne kadar Büyükşehir ve iki ilçe belediyesi
birleşmeye yönelik başka adım atmadı.
BAŞKANLAR NE DİYOR, İLÇELER
NE HALDE
Birleşme doğru olur
Bence bu iki ilçenin birleşmesi
doğru olur. İlçemizin nüfusu 408 bindir, buna 55 bin
daha eklenmesinde mahsur yoktur. Zaten bu iki ilçe eskiden
Fatih'in bünyesinde tek bir merkez durumundaydı. Hiç
olmazsa güçler birleşmiş olur. Kiralar ağırlaştığı
için, metropolün gerektirdiği yaşam kalitesi düşütüğü
için ilçeyi terkediyorlar. Tabii, kent dışında konforu
yüksek olan sitelerin yapımına hız verilmesiyle birlikte
insanlar kent merkezini terkediyor.
Tarihi Yarımada'daki yapı stoğunun büyük bir bölümü
eskimiştir. Bu yapıların tarihi öneme haiz ve
restorasyonunun oldukça maliyetli olması sonucu cazip
olmaktan çıkmıştır. İki ilçenin birleştirilmesi
yetmiyor özel bir yasayla Tarihi Yarımada'ya maddi ve
idari destek verilmesi de gerekiyor. Farzedelim ki bu iki ilçeyi
birleştirdiniz ama maddi olanaklarını aynı bıraktınız,
bu durumda eskisinden farklı bir gelişme bekleyemezsiniz.
Tarihi Yarımada'nın rehabilite edilmesi için özel bir
strateji oluşturmalı, kaynak aktarılmalı, eski eser
sahiplerine evlerini restore edebilmeleri için faizsiz,
uzun vadeli kredi olanakları sağlanmalıdır. Avrupa'daki
tarihi kentlerde uygulanan programın aynısını uygulamadığımız
müddetçe bu iki ilçeyi birleştirmiş olmamızın hiçbir
anlamı olmaz.
Terkedilen ilçe Fatih:
Fatih
İlçesi güneyde Marmara, kuzeydoğuda Haliç kıyılarına
kadar inen toplam 10 kilometrelik bir alanı kaplıyor. İlçe
nüfusunun yüzde 43.2'si İstanbul doğumlu. Göçmen nüfus
arasında Kastamonu, Malatya, Trabzon ve Siirt doğumlular
ön sıralarda. 1935'te 150 bin 504 olan nüfusu, 1975'te
504 bin 127'ye, 1997'de 432 bin, son nüfus sayımında ise
408 bine indi. 1975 ile 1990 arasında nüfusta azalma olmasına
rağmen İstanbul'da nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilçesi.
Kilometrekareye 46 bin 264 kişi düşüyor. Okuma yazma
bilenlerin oranı yüzde 90.9.
Birleşmeyi düşürebiliriz
Ortak bir proje geliştirilmesi
gerekiyor. Prensip olarak böyle düşünülmesinde yarar
var. Tarihi Yarımada'nın gündüz nüfusu 3.5 - 4 milyona
kadar çıkıyor. Yani Ankara'nın nüfusundan çok fazla.
Tarihi Yarımada'yı tek bir belediye çatısı altında
birleştirdiğinizde Türkiye'nin İstanbul dışındaki en
büyük illerinden daha büyük bir oranla karşılaşırsınız.
Yani yapılacak hesapların buna göre yapılması
gerekiyor. Örneğin İller Bankası'nın ilçemize verdiği
pay komik denecek kadar hatta yok denecek kadar azdır; bu
ay belediyemize gelen para 14 milyardır. Oysa bizim sadece
SSK'ya her ay ödememiz gereken para 75 milyar. Ankara'dan
bana deseler ki, Eminönü'nün tahakkukundan hiç kesinti
yapmayıp hepsini gönderiyorum, yine de SSK primlerini ödemeye
yetmeyecektir. Böyle bir gelirle bu denli önemli bir ilçeyi
ayakta tutmak mümkün değildir. Bir de şu var, bugün
Eminönü'ndeki binaların yüzde 40'ı metruk. Sadece bu yönden
bakacak olursak, ülkenin en önemli tarihi envanterini bünyesinde
barındıran ilçemizin düştüğü durum anlaşılabilir.
Biz sürekli projeler hazırlamak için çalışıyoruz, ama
elimizdeki kaynaklarla hazırlanan projelerin kağıt üstünde
kalma riski ile karşı karşıyayız. Devlet Eminönü diye
bir kıymetin varlığını görmüyor.
Erkek cumhuriyeti Eminönü:
1928'de İstanbul İli Merkez İlçesi'nin (Fatih) ikiye
ayrılmasıyla kuruldu. Nüfusu 1935'te 100 bin 933, 1955'te
146 bin 896, 1990'da 83 bin 444'tü. 2000'de ise 55 bin çıktı.
Gündüz nüfusu 2.5 milyon. Nüfusun yüzde 62.6'sı erkek,
yüzde 37.4'ü kadın. Bunun sebebi, terkedilen yüzlerce
tarihi yapının şimdi birer bekar evine dönüşmesi,
Anadolu'dan İstanbul'a çalışmak için gelenlerin ilk uğrak
yeri olması.
YARIMADANIN DÜNÜ
İstanbul 2700 yıl önce
yedi tepe üstünde kuruldu. Bu yedi tepe bugün Eminönü
ve Fatih diye bölünmüş olan Tarihi Yarımada'da
bulunuyor.
Osmanlı döneminde de
Tarihi Yarımada başkentin merkeziydi. Uçsuz bucaksız
imparatorluk sınırları yüzlerce yıl buradan yönetildi.
Bizans gibi Osmanlı da en kıymetli eserlerini suriçi bölgesinde
yaptı. Tepelerde kurulan eski manastırların ve anıtsal
yapıların yerini zamanla birer mücevher gibi yükselen külliyeler
aldı.
Suriçi İstanbul,
kiliseler, havralar, medreseler, ayazmalar, tekkeler,
hazireler, şapeller, saraylar, üstü eşsiz güzellikteki
heykellerle süslenmiş abideler, hanlar, hamamlarla süslendi.
Tarihi Yarımada, dünyada oturduğu dar alan içinde en
fazla tarihi envanteri taşıyan kent alanı oldu. Burada,
çeşitli dillere, dinlere ve kültürlere mensup
milyonlarca insan kendini ifade eden bir eser bıraktı.
YARIMADANIN BUGÜNÜ
Peki sonra dünyanın hiçbir
yerinde bir eşi daha bulunmayan bu eserlere ne oldu? ANAP
İstanbul Milletvekili Yılmaz Karakoyunlu'nun dediği gibi,
‘‘Kendine bir metrekarelik alan açmak için bin yıllık
eseri bir gecede yakabilecek kadroların insafına
terkedildi.’’ Süleymaniye yok olmayla yüzyüze kaldı,
Zeyrek son demlerini yaşıyor, Fener-Balat için nihayet
bir proje ortaya çıktı. Dünyadaki tek Bizans sarayı
olan Tekfur Sarayı çökmek üzere. Külliyeler,
medreseler, ayazmalar kaybolup gidiyor.
Eminönü, savaş sonrası
gibi: Evlerin yüzde 40'ı metruk. 1945'te 146 bin olan nüfus,
bugün 55 bine indi. Fatih de sürekli göç veriyor.
Ersin Kalkan
Ersin Kalkan'in
diger
yazilarina ulasmak icin lutfen tiklayin..
|