En
eski okul
Ersin
KALKAN
Bir
zamanlar içinde binlerce öğrencinin eğitim gördüğü Fener
Rum Erkek Lisesi´nde şimdi sadece 90 öğrenci kaldı. Haliç
Fener´de, Sancaktar Yokuşu´nda yer alan okul, Türkiye´nin
en eski eğitim kurumu olma özelliğini taşıyor. 1454´te
yani fetihten bir yıl sonra kurulan okuldan, Osmanlı´nın Hıristiyan
azınlıklarının bulunduğu toprakları yöneten yüzlerce
vali, mütercim, bilim insanı, sanatçı, besteci ve yazar eğitim
gördü.
Okul
mezunlarından Eflak - Boğdan Prensi Dimitri Kantemir
(Kantemiroğlu), Besteci Andon Efendi ve Tatyos Efendi ile Mimar
Dimadis en ünlüleri. Osmanlı´nın siyaset ve sanat dünyasında
derin izler bırakan bu insanların mezun olduğu okul, 18 ve 19´uncu
yüzyıllarda Balkanlar´ın şekillenmesinde de çok önemli
bir rol oynadı. Bulgaristan, Romanya, Makedonya ve Yunanistan´ın
kurucularının büyük bir bölümü Fener´deki bu okulun yüksek
kubbesinin altında yetişti.
Osmanlı
toprakları içinde felsefe ve modern fen eğitimi ilk kez bu
okulda verilmeye başlandı. İlk sistematik yabancı dil eğitimi
de burada verildi. Eğitim tarihimizde bu denli önemli bir yere
sahip olan okulun kuruluşu da çok ilginç bir tarihi süreç içinde
ortaya çıktı.
İstanbul´un
fethinden sonra Bizans´ın yönetici sınıfı ve tüccarları
kenti terk ederek Ege adaları, İtalya ve Fransa´ya sığınmıştı.
Fatih Sultan Mehmet, 1454´te, tüm İstanbullu Ortodoksları
kente geri çağırdı. Bu çağrısını bir fermanla resmileştiren
Fatih, Ortodoklar´ın kendi dillerinde eğitim
yapabileceklerini, patrikhanelerini yeniden ihya edebilecekleri
ve tüm ibadetlerinin eskiden olduğu gibi serbestçe yerine
getibileceklerini bildirdi. Bunun üzerine İstanbul´dan ayrılmış
olan eski Bizanslılar gruplar halinde kente geri döndü.
Patrikhane,
o dönemde Fatih Camii´nin bulunduğu, Oniki Havariler Manastırı´na
yerleştirildi. Daha sonra Fethiye Kilisesi´ne nakledilen
Patriklik makamı son olarak Fener´deki bugünkü yerine taşındı.
Patrik Gennadios ile Fatih Sultan arasında yapılan anlaşma
gereği 1454´te Fener sınırları içinde bir okul kuruldu. Yüzyıllar
içinde adı, ``Patrikhane Akademisi'' ya da ``Rum Mekteb-i
Kebiri'' olarak anılan bu eğitim kurumuna Osmanlı geniş
olanaklar sağladı.
Osmanlı
İmparatorluğu´nun en yüksek mevkilerinde görev almış
bulunan pek çok Fenerli Rum, baştercuman, Eflak ve Boğdan
beyleri, patrik ve yüksek din görevlileri, bu okuldan yetişti.
Osmanlı döneminde okulun müdürleri din görevlileri arasından
seçilirdi.
Okutulan
dersler teolojik ağırlıklı, antik ve çağdaş felsefe,
klasik filoloji ve edebiyattı. Okulun hocaları arasında da çok
ünlü yazar ve araştırmacılar bulunuyordu. Bunlardan, baba
ve oğul Zigomolar (1556-1580), Teofilos Koridaleus (1621-1639),
Aleksandros Mavrokordatos (1663-1671), Avgenios Vulgaris
(1760-1761) ve Konstantin Kumas, dünyaca ünlü isimlerdir.
Okul
1861´den sonra klasik eğitim veren bir liseye dönüştü. Günümüze
kadar ulaşan görkemli bina 1881´de mimar Dimadis tarafından
inşa edildi. 1903´te okulun bünyesine, ilkokul öğretmeni
yetiştirmeye yönelik, klasik filoloji ve pedogoji eğitimi
veren bölüm eklendi.
Haliç´in
iki yakasında bulunan en görkemli yapılardan bir olan okul
cumhuriyetten sonra Fener Rum Erkek Lisesi adını aldı.
Okulun, hemen bitişiğinde, Tevkii Cafer Mektebi Sokak´ta
bulanan bir binada ise kız öğrencilere eğitim veriliyordu.
Okulların karma olmasından sonra kız öğrenciler de Fener
Rum Erkek Lisesi binasına taşındi.
Avrupa´nın
beşinci büyük şatosu
Okulun
bugünkü binası, Ondokuzuncu yüzyılın en önemli
memerlerinden biri olan ve Fener Rum Erkek Lisesi mezunları
arasında bulunan mimar Dimadis tarafından inşa edilmiş. Haliç´in
her iki yakasındaki yapılar içinde Süleymaniye´den sonraki
en büyük binası olan eserin yapı malzemelerinden çoğu
Marsilya´dan getirilmiş. Avrupa´nın çeşitli ülkelerinde
özellikle İtalya ve İspanya´da da şatolar yapan Dimadis,
eseri beş sene içinde bitirmiş. Fener sırtlarındaki yüksek
tepe üstüne inşa edilen eser, geniş ve yüksek cephesi, kırmızı
ateş tuğlaları ve ortasındaki kubbeli kalın bir kulesiyle
dikkatleri çekiyor. Çevre halkı, her yıl yerli ve yabancı
binlerce turistin ziyaret ettiği binanın ışıklandırılması
isteniyor. Fener Gönüllüler Derneği, İstanbul Büyükşehir
Belediyesi´ne bir dilekçeyle başvurarak eserin İstanbul´un
gecelerini süslemesini sağlamak için ışıklandırılmasını
talep etti.
Ersin Kalkan
Ersin Kalkan'in
diger yazilarina
ulasmak icin lutfen tiklayin..