![]() |
ISTANBUL’A
SONBAHAR OLURKEN…
|
Yaz gidiyor… Cilveli, altın renkli, bol pırıltılı, cüretkar bir yaz daha İstanbul’u terk etmeye hazırlanıyor. Güneş artık nazlı bir yeni gelin, yüzünü hafif hafif gösterip kaçıyor. Akşamlar daha bir sabırsız artık bir an önce gündüzün üstünü örtmeye. Geceler ise şallar örttürüyor kentin kadınlarının omuzlarına. Kentin sokaklarına kurulan masaların, yazlık eğlence yerlerinin, açık hava konserlerinin, kumsalda çıplak ayak yürüyüşlerin, askılı bluzların, ince ipli pabuçların, kavun, beyaz peynir ve rakılı balkon sofralarının son günleri… Yaz usul usul gidiyor… Sıcak mevsimin oraya buraya dağıttığı kentliler denize dönmüş yüzlerini yavaş yavaş birbirlerine çevirmeye başlıyorlar. İnsanlar yeniden kentlileşiyorlar. Önümüzdeki yılın planları yapılmaya başlanıyor, yeni projeler, yeni ortaklıklar, yeni hedefler üzerinde konuşulmaya başlanıyor. Kent yeniden bir araya geliyor. Sonbahar geliyor… Tüm asaleti, ciddiyeti, yepyeni başlangıçları ve keyifli romantizmiyle sonbahar bizleri bekliyor. Her sonbahar yeni bir başlangıç ve yeni bir hayata dönüşüyor. Kent yeniden bir araya geliyor, kentliler yeni bir dönem için hazırlıklar ve planlar peşine düşüyorlar. Kırık kalplere ise yeni ümitler düşüyor. Yepyeni filmler, tiyatro oyunları, operalar, baleler, sergiler, kurslar, dinletiler ve daha nice etkinlik bizleri karşılamaya hazırlanıyor. Merserizeler, yağmurluklar, şemsiyeler, ince pardösüler raflardan çıkarılmayı bekliyor. Serinleşen akşamüstlerine mis kokulu kahveler, sıcacık böreklerin kokusu karışıyor. Anneler çocuklarını yeni okul dönemine hazırlıyor, çocuklar sokaklardan yavaş yavaş evlere çekiliyor. Pazar yerleri ve dükkanlar bereketleniyor, vitrinler değişiyor, kitapçılara daha sık uğranır oluyor. Ve işte İstanbul yeniden kentleşiyor, insanların yüzleri birbirlerine dönüyor ve hayatlarımız birbirinin içine geçiyor. Kente sonbahar geliyor… İstanbul’a bir kez daha sonbahar oluyor. Selcen Dogan'in diger yazilari asagidaki linklerde bulabilir siniz ...
|