Eminönü,
limanını istiyor...
Dünyanın en eski limanlarından
biri olan Eminönü'ndeki deniz ticaret merkezinin yeniden
canlandırılması için çalışmalara başlandı.
Türkiye Anıt Çevre Turizm
Değerlerini Koruma Vakfı (TAÇ), Eminönü'nde Osmanlı döneminde
Yemiş Çarşısı diye anılan, günümüzde İstanbul
Ticaret Odası ile Galata Köprüsü arasında kalan bölgedeki
eski yapıların röleve, restorasyon ve restitüsyon
projelerini çıkardı. Vakıf Başkanı Dr. M. Sinan Genim,
bu alanda 1986-1988 döneminde yıkılan toplam 400 binanın
yüzde 80'inin korunması gereken kültür varlığı olduğunu
belirtti. Vakfın, yıkımın olduğu dönemde belediyeyi
uyardığını ama dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı
Bedrettin Dalan'ın yapılan eleştirileri dikkate almadan
tam bir kıyım yaptığını belirten Genim, ‘‘Şimdi
İstanbul'un ezilmiş, örselenmiş bir uzvu olan eski liman
kentinin yerine koyularak tedavi edilmesi gerekiyor’’
dedi
Çoğu yerle bir edildi
Eminönü'nün kıyı şeridi
1986 yılı öncesinde, arastaları, irili ufaklı
ardiyeleri, küçük küçük dükkanları ile tipik bir
liman semtiydi. Bu semtte bulunan 400 binanın büyük bir bölümü
kesme taş, Marsilya ya da Büyükdere tuğlasıyla yapılmış
kagir yapılardı. Bu eserlerin dış cephelerinde
kitabeler, mermer konsollar üzerinde yükselen cumbalar,
denize bakan zarif teraslar vardı.
Zindankapısı Mahallesi adı
verilen semtin geçmişi Roma ve Bizans dönemine kadar uzanıyor.
Surların dışında kurulan bu limanın çevresinde yaklaşık
2 bin 200 yıl önce küçük bir kasaba oluşmuştu. Osmanlı
döneminde genişleyerek gelişen bu mahalle, Piri Reis'in
ve Melchior Lorich'in İstanbul panoramalarında detaylı
bir şekilde resmedilmişti. Osmanlı döneminde ticaret
gemilerinin en önemli uğrak yeri olan bu limanın diğer
adı da Yemiş Çarşısı'ydı. Adından da anlaşılacağı
gibi bu iskeleye yemiş gelir; kirazlar şimdi restore
edilen Kiraz Hanı'na, kestaneler Kestane Pazarı'na aktarılırdı.
Dalan döneminde, yeni yapıların
yanında kültür mirası olmalarına bakılmaksızın birçok
tarihi eser de yerlebir edildi. Sadece Baba Cafer Zindanı,
Zindan Han, Değirmen Hanı ve Ahi Çelebi Camii'ne
dokunulmadı. Birkaç tane yapı da İdare Mahkemesi kararıyla
ayakta kalmayı başardı. Şimdi tam bir mezbebelik görüntüsünde
olan bu bölgedeki Ahi Çelebi Camii, 1539'da Mimar Sinan
tarafından yeniden inşa edilmiş çok önemli eserlerden
biri. Evliya Çelebi, rüyasında bu camide dua ederken
‘‘Şefaat ya Resulallah’’ diyeceğine şaşkınlıkla
‘‘Seyahat ya Resulallah’’ dediğini ve ondan sonra
da yollara düştüğünü anlatıyor.
Proje hazırlandı
TAÇ Vakfı Başkanı ve
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Dr. M. Sinan
Genim, geçmişte İstanbul'a denizden ulaşanların ilk
ayak bastığı bu liman mahallesinin yeniden ihya edilmesi
için bir proje hazırladıklarını belirterek şunları söyledi:
‘‘Aklı başında hiçbir insan ve toplum, içinde yaşadığı
evrensel öneme sahip bir kentin en önemli bölgelerinden
birinin bu şekilde kalmasına izin veremez, vermemelidir.
Bu önerinin ve projenin ana teması, örneğini pek çok
Batı şehrinde gördüğümüz gibi eskiyen ve ekonomik
çöküntüye uğrayan bir bölgenin kamusal girişimler öncülüğünde
yeniden hayata geçirilmesidir. Günümüz Yemiş Çarşısı'nın
mülkiyetinin büyük bir bölümü İstanbul Büyükşehir
Belediyesi'ne aittir. Bir kısım alan ise özel mülkiyettedir
ve davalar sürmektedir.’’
Ersin Kalkan
Ersin Kalkan'in
diger
yazilarina ulasmak icin lutfen tiklayin.. |