![]() |
COCUK KOYLERI COGALMALI
ERSIN KALKAN
| İstanbul'un ucunda,
yemyeşil tarlaların arasında, ormanların kıyısında, şefkatli
insanların eliyle yaratılmış bir cennet: Bolluca Çocuk Köyü.
Gaziosmanpaşa İlçesi Bolluca Beldesi'nde 52 dönümlük arazi üzerinde
inşa edilen köyde, 38 kız 51 erkek çocuk yaşıyor. Çocuk Köyü'nün
ayakta kalması için desteğe ihtiyacı var. Düzenli olarak bağış
yapan hayırseverler var ama yeterli değil.
Gitmediğimiz, bilmediğimiz uzaktaki köyde yürekleri kırık, bedenleri örselenmiş, küçücük yaşlarında feleğin sillesini yemiş mini minnacık çocuklar yaşıyor. Daha hayata başlarken yolları kazalarla, ölümlerle, ayrılıklarla kesilmiş; bırakılmış, terkedilmiş, bu dünyada yapayalnız kalmış ufacık yürekler. Sonra bir şekilde şansları dönmüş, kader yüzlerine gülmüş ve bu köye gelmişler. Buraya gelince derin bir can nefesi alıp yeniden başlamışlar hayata. Burası İstanbul'un ucunda, yemyeşil
tarlaların arasında, ormanların kıyısında, şefkatli insanların
eliyle yaratılmış bir cennet: Bolluca Çocuk Köyü. Türkiye
Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı tarafından 1992'de kurulmuş
olan Çocuk Köyü, Vakfın dünya çapında yaptığı incelemeler
sonucunda oluşturulmuş. Vakfın yaptığı bu araştırma
sonucunda, UNESCO Danışma Kurulu Üyesi SOS Kinderdorf
International'ın çocuk köyü modelinde karar kılınıyor Gaziosmanpaşa İlçesi Bolluca Beldesi'nde 52 dönümlük arazi üzerinde inşa edilen köy, 12 aile evi, bir gençlik evi, idari bina, teknisyen evi, misafirhane, çocuk yuvası, kütüphane, oyun parkı ve spor sahasından oluşuyor. Halen 38 kız 51 erkek çocuğun kaldığı köyde, çocukların yüzde 70'i ilköğretim ve lise eğitimini sürdürüyor. Çocukların en küçüğü 10 aylık, en büyüğü 16 yaşında. Vakıf, bu modeli seçerken Türkiye'de Çocuk Esirgeme Kurumu'nca uygulanan sistemin eksik ve yanlışlarını dikkate almış. Destek gerekiyor Bolluca Çocuk Köyü'nün Yöneticisi Sevim Tanık'a ‘‘Neden çocuk köyü?’’ diye sorduğumuzda şu cevabı aldık: ‘‘Çocukların, anne sevgisi ve aile anlayışının sürdürüldüğü bir 'yuva'da barınmalarını sağlayabilmek için.’’ 0-8 yaş grubu çocukların alındığı Çocuk Köyü'nde çok sayıda öz kardeş de barınıyor. Çocuklar öz olsunlar olmasınlar, evde yaşayan diğer minikleri kardeş olarak kabul ediyor. Her evin bir ‘‘anne’’si, bir de ‘‘teyze’’si bulunuyor. Anne haftada iki gün izne gittiğinde teyze çocukların bakımını üstleniyor. İşe başlamadan önce annelik eğitiminden geçen bu kişilerin en az bir ortaöğretim kurumundan mezun olmaları gerekiyor. Her ev bağımsız bir aile yuvası gibi düzenlenmiş. Köyde tabldot çıkmıyor, tüm evlerde ayrı kazanlar kaynıyor, farklı yemekler pişiyor. Bulaşıklar, çamaşırlar ev içinde yıkanıyor, ütüler evlerde yapılıyor. İki katlı bu evlerin tümü yerden ısıtmalı kalorifer sistemiyle desteklenmiş, her evin salonunda özel günlerde, karların toprağı örttüğü zamanlarda yakılmak üzere birer şömine yapılmış. Tabii her şey bu kadar güllük gülistanlık değil. Çocuk Köyü'nün ayakta kalması için desteğe ihtiyacı var. Düzenli olarak bağış yapan hayırseverler var ama yeterli değil. Ulusal çizgileriyle dünyaya açılan bir jean şirketi köyün en büyük destekçilerinden. Markalarını açıklamak, böylesi soylu bir girişimi reklama dönüştürmek istemediklerinden bu şirketin adını burada zikretmiyoruz. Ama bu şirket, köyün tüm spor alanlarını yaptırmış, çocukların yıllık kot ve spor malzemesi ihtiyacını karşılamış Fenerbahçe'nin ünlü kalecisi Tony Schumacher, jübilesinden kazandığı paranın tümünü köye hibe etmiş. Bir ev yaptırmış, döşemiş, anahtarı minik ellere teslim ederken, aylarca gelip gittiği köye göz yaşları içinde veda etmiş. Köye ulaşmak isteyenler için telefon numaraları: (0212) 685 03 83-84-85 Bu modelin ayakta kalması ve yaygınlaştırılması gerekiyor. Çocuk Köyü'nün yöneticisi Sevim Tanık, İstanbul’da bunun gibi en az 15 köye ihtiyaç olduğunu söyledi. Ersin Kalkan Ersin Kalkan'in diger yazilarina ulasmak icin lutfen tiklayin..
|