![]() |
CELLAT MEZARLIGI
ERSIN KALKAN
|
Cellat
Mezarlığ Ersin
KALKAN Günlerdir
süren ve insanın kulak memelerini bir jilet gibi doğrayan keskin ayaz
bitmiş kar başlamıştı. Kar tanecikleri kelebekler gibi uçuşarak
iniyordu toprağa. Beyaza kesilmiş ağaçlar, bir başka zamanın, bir
uzak ülkenin hülyalı melekleri gibi bir görünüp bir kayboluyordu.
Cenazeyi Eyüp Mezarlığı´na getiren cemaatin içinde küçük bir çocuk
olarak tırmanıyordum Piyer Loti yokuşundan. Yakınımızın
cenazesi mezara indirilirken, toprağa karışan karlara bakarak Titreme
Süreyya´ya, ``Ama insan burada çok üşümez mi?'' diye sorduğumu
hatırlıyorum. Titreme Süreyya ise benim sorumu hiç duymamış,
``Yahu koskoca mezarlıkta bul bula burayı mı buldunuz? Melek gibi bir
insanı, şeytanların yanına yatırmak kadar kötü bir şey olur
mu?'' diye kendi kendine söyleniyor, dehşet içinde açılmış gözleriyle
yan taraftaki mezarlığa bakıp dualar mırıldanıyordu. Tören
dönüşü o uzun yokuştan aşağı inerken Süreyya Abi çevresindekilere,
``Cellat Mezarlığı gibi lanetli bir yerin yanında defnettiğimiz için
rahmetli bizi hiç affetmeyecek'' dedi. O günden sonra hiç aklımdan
çıkmadı ``Lanetli Cellat Mezarlığı.'' Bayramlarda
tüm Eyüp mezarlıkları dolup taşardı. Kabirlere çiçekler ekilir,
ibriklerle sular dökülürdü toprağa. Ama Cellat Mezarlığı´nın
hiç ziyaretçisi olmazdı. Osmanlı mezar taşları birer sanat
eseridir. Ait olduğu tasavvuf grubunun, bulunduğu mevki ve makamın işaretlerini
görmek mümkündür nakış nakış işlenmiş eski mezar taşlarında.
Ama cellat mezarlarında ne bir isim vardır, ne ölüm ne doğum
tarihi, ne mevki ne de makam işaretleri. Yaklaşık iki-iki buçuk
metre uzunluğunda dikdörtgen bir küfeki taşı yükselir topraktan.
Hepsi bu kadar. Reşat
Ekrem Koçu´ya göre bu mezarlığın anlamı büyüktür: ``Toplum
ahlakımızın en asil örneklerinden biri olarak son derece şayanı
dikkattir; cana kıymış bir caniyi, idam ile ölümünden sonra
cesedini kabul eden cemiyetimiz, resmi bir görev de olsa, bir ücret
karşılığı adam boğan veya kesen celladın ölüsünü mezarlıklarına
kabul etmemiş, onlara ayrı bir mezarlık yaptırmıştır.'' Mezarlığın
bulunduğu yer eski zaman İstanbul´unun en uç noktasında bulunan
Karyağdı Bayırı´nda yer alıyordu. Yani seslerin bittiği, ıssızlığın
başladığı noktada. İstanbul´a ilk kar oraya yağar, son kar oradan
veda ederdi. Üşümenin merkeziydi Karyağdı Bayırı. Sağlıklarında
devletin bitişiğinde, saltanatın hemen yanıbaşında yer alan
cellatlar ölünce buraya sürgün edilirdi. Hiç doğmamış gibi
isimsiz, hiç yaşamamış gibi biçimsizce gömülür yok sayılırlardı.
İstanbul´un en yüksek bayırında, rüzgarların içinde kaybolup
giderlerdi. Prof.
Dr. Ahmet Mumcu´nun ``Osmanlı´da Siyaseten Katl'' başlıklı eşsiz
eserinde, Topkapı Sarayı içindeki ``Siyaset Çeşmesi'' isimli bir
mekandan bahsedilir. Siyaset Çeşmesi´nin bir diğer adı da ``Cellat
Çeşmesi''dir. Sultan tarafında suçlu ilan edilenlerin kellesi bu çeşmenin
önündeki bir kütükte kesilir, cellat kanlı ellerini bu çeşmede yıkarmış.
Siyaset ile katliam yetkisi tek bir kişinin yani sultanın elinde
toplandığı için bu çeşmeye Siyaset Çeşmesi denilmiştir.
Cellatlar, padişahın uyuduğu sarayın, hemen yüz metre ilerisindeki
bu çeşmenin arkasında ikamet ederdi. Geçenlerde
Cellat Mezarlığı´nı bulmak için Piyer Loti´de iki saat dolaştım.
Kayboymuştu. Orada burada tek tük birkaç cellat mezarından başka
tarihe tanıklık edecek emare kalmamıştı. Azınlığa düşmüş
cellat mezarlarının yerinde ise şimdi diğer sıradan ölümlülerin
kabirleri yer alıyordu. Cellat kim kurban kim karışmıştı. Sonra
düşündüm, eğer cellatla kurbanı karıştırır, tarihi ortadan
kaldırmak için çaba sarfederseniz, sokak aralarındaki mütevazi
evlerin altından Hizbullah cellatlarının işkenceyle öldürdüğü
insanların çürümüş cesetlerini çıkarırsınız. Cellatların
mezarlarıyla kanlı ellerini yıkadıkları çeşmeler ayrı tutulmazsa
cellat kim kurban kim karışır. Hemen karşımızdaki komşu bir cani. Evinin mahzeninde 12 kişiyi boğarak öldüren bu cellat, üst kata çıkıp çocuğunu kucağına alarak, bahçedeki çiçeklerini sulamaya devam ediyor. Cellat mezarları kaybolup gidiyor.
Ersin Kalkan Ersin Kalkan'in diger yazilarina ulasmak icin lutfen tiklayin.. |
Istanbul Life.Org :
Ishak Pasa Caddesi No:6
Floor:2 ( Near the Topkapi Palace Entrance ) Sultanahmet / ISTANBUL - TURKEY
Tel : + 90
(212) 458 13 19 Fax : + 90
(212) 458 13 19 - 458 13 18 E-mail
: info@istanbullife.org